• Uncategorized 24.07.2014 Yorumlar Kapalı

    izmir yeni escort

    Başbakan Yardımcısı Emrullah İşler, “Yeni Türkiye’nin inşası hızla devam ediyor. Bu da birilerini çok ciddi şekilde maalesef rahatsız ediyor. Birileri bizim komşularımıza, yakın çevremize uzattığımız dostluk, kardeşlik elinden, işbirliği ve dayanışma elinden maalesef rahatsız oluyorlar” dedi.

    Ankara Ticaret Odasınca (ATO) Iraklı Türkmenlere, Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının (AFAD) aracılığıyla gönderilecek biner kolilik gıda yüklü üç yardım tırı, düzenlenen törenle yola çıkarıldı.

    İşler, ATO’da gerçekleştirilen törende, mübarek ramazan ayında sevinmeleri gerekirken yüreklerini yakan pek çok olaya şahit olduklarını söyledi. Türkiye’nin komşularında “yangın olduğunu” dile getiren İşler, Suriye’de 3, 4 yıldır devam eden çatışmalar nedeniyle milyonlarca insanın evinden barkından ayrıldığını ve komşu ülkelere sığındığını anlattı.

    Suriye’de büyük insanlık trajedisi yaşandığını ancak bütün dünyanın sessiz kaldığını ifade eden İşler, “Kimyasal silahlar kullanıldı, ‘kırmızı çizgiler’ denildi, hepsi aşıldı ama gerekli müdahaleler yapılmadı. Bu nedenle yüz binlerce insan öldü, yüz binlerce insanın akıbeti belli değil. İçeride ve dışarıda milyonlarca mülteciyle karşı karşıyayız” diye konuştu.

    Irak’ın, ABD’nin müdahalesinden sonra hiç durulmadığını, sürekli çatışmalarla bugüne geldiğini belirten İşler, Amerika’nın müdahalesinin huzur, istikrar ve barış değil kaos ve yoksulluk getirdiğini kaydetti.

    Irak’ta özellikle son aylarda mezhep çatışması ve bölünmüşlüğünden hareketle ciddi sıkıntılar yaşandığını dile getiren İşler, “İnsanların arasına fitne, ayrılık tohumları döküldü ve bugüne kadar çok canlar yandı, çok evler yıkıldı, ocaklar söndü. Özellikle son IŞİD olayından sonra da yine on binlerce insan evlerini terk etmek durumunda kaldı” dedi.

    Irak coğrafyasındaki Türkmenlerin de son saldırılardan sonra ciddi sıkıntılarla karşılaştığını, evlerini terk etmek zorunda kaldığını anlatan İşler, şöyle devam etti:

    “İlk günden itibaren Türkmen kardeşlerimizin yanında olduk, olmaya da devam edeceğiz. Kendi aralarındaki sorunları çözmek için devlet olarak, Dışişleri olarak her zaman elimizi uzattık, aralarındaki ihtilafları giderme konusunda büyük çabalar sarf ettik. Fakat ülkenin mevcut siyasi yapısından dolayı bir takım sıkıntılar var. Oralarda bu sıkıntılar hala sürüyor. Ama biz insani yardım olarak gerek Suriye gerekse Irak’taki Türkmen kardeşlerimize her zaman elimizi uzattık. Aynı zamanda Arap, Kürt kardeşlerimize, yakın coğrafyadaki bütün akraba topluluklara elimizi eşit mesafede uzatıyoruz. Elbette ki Türkmen kardeşlerimizin ayrı bir yeri var, onlarla da özel olarak ilgileniyoruz. Bu olaylar yaşandığı zaman ‘Türkiye Türkmenlerle ilgilenmiyor’ gibi bir takım akla ziyan açıklamalar yapıldı. Bizim burada toplanmamızın vesilesi yardım kampanyası, bence son derece anlamlı. Şu ana kadar 71 tır, Telafer, Sincan, diğer bölgelere, hepsine ulaştırıldı.”

    İşler, ATO’nun bu desteğinin, ticaret odaları tarafından yapılan ilk yardım olduğunu da vurgulayarak, TOBB’un da gelecek günlerde yüklü miktarda yardım yapacağını, bu konudaki görüşmelerin devam ettiğini anlattı.

    Türkiye’nin etrafının kan gölüne, ateş çemberine dönüştüğünü dile getiren İşler, “Komşularımızda yangın var ve o yangını söndürebilecek irade, gayret, çaba bizde var. Bunun için de Türkiye’nin güçlü, büyük, iri, diri olması lazım” değerlendirmesinde bulundu.

    Yeni Türkiye’nin inşasının hızla devam ettiğini vurgulayan İşler, “Bu da birilerini çok ciddi şekilde maalesef rahatsız etmekte. Birileri bizim komşularımıza, yakın çevremize uzattığımız dostluk, kardeşlik elinden, işbirliği ve dayanışma elinden maalesef rahatsız oluyorlar. Onun için Türkiye’yi de son bir yıl içinde ciddi şekilde karıştırmak istediler” dedi.

    İşler, Gezi olayları ile 17 ve 25 Aralık operasyonlarıyla Türkiye’nin durdurulmak istendiğini ancak başarılamadığını, ülkenin hızlı şekilde yoluna devam ettiğini bildirdi.

    “BAŞLARINI ÖNE EĞDİRMEYECEĞİZ”

    Gazze’de yaşanan olaylara değinen İşler, “Zaten içimiz kan ağlıyordu. Gazze’deki olaylar da bu işin tuzu biberi oldu” dedi.

    İsrail’in 17 gündür Gazze’ye saldırdığını, yasaklanan silahları kullandığını ifade eden İşler, İsrail’in acımasız şekilde bebekleri, çocukları, masum sivilleri, kadınları, yaşlıları, sahur, iftar sofralarında attığı bombalarla öldürdüğünü, evlerini başlarına yıktığını söyledi.

    Bu durum karşısında en gür sedanın Türkiye’den çıktığına işaret eden İşler, şöyle konuştu:

    “BM ve BM Güvenlik Konseyi, bu olaya kör, sağır, dilsiz kaldı. Diğer Batı ülkeleri aynı şekilde bu olaya kör ve sağır kaldılar. Hepsinden acı vereniyse İslam ülkelerindeki bu sessizlik, hepimizi üzmüş durumda. Tek sesini çıkaran Türkiye olduğu zaman bundan da birileri rahatsız oluyor. Varsın rahatsız olsunlar. Bizim tarihten gelen sorumluluğumuz var. Bizim yerleşik hale gelmiş geleneğimiz var. Millet olarak her zaman kimsesizlerin, garibanların, mazlumların, haklının, doğrunun yanında olduk, bundan sonra da olmaya devam edeceğiz. Başkaları ne derse desin biz bu politikamızı sürdüreceğiz. Nasıl ki geçmişte ecdadımızın adalete, hoşgörüye, insanlığa dayanan politikalarından gurur duyuyorsak, bundan 50, 100 yıl sonra gelecek nesiller de 2000′li yılların başındaki AK Parti’nin izlediği politikalardan gurur duyacak. Onların başlarını öne eğdirmeyeceğiz.”

    “Hem devlet hem millet olarak işi sıkı tutuyoruz, bütün mazlum coğrafyaya insanlık, kardeşlik elimizi uzatma gayreti içindeyiz” diyen İşler, Türkiye’nin İsrail ile ilişkileri bozulduğunda şart koştuğu üç konudan birinin “Gazze’deki ablukanın kalkması olduğunu” hatırlattı.

    Bu şartın Türkiye’nin dış politikasının esaslarını ortaya koyması bakımından son derece önemli olduğunu ifade eden İşler, “Uluslararası ilişkiler maalesef sadece ve sadece çıkar üzerine oturtuluyor. İnsanlık, ahlak, ilkeler nerede, yok. İşte onun için bizim politikamız sadece çıkar üzerine oturmuyor. Bizim politikamızın temelinde insanlık, etik, ilkeler vardır” şeklinde konuştu.

    Filistin sorunu durduğu sürece Orta Doğu’ya barış gelmeyeceğine inandıklarını anlatan İşler, bundan dolayı İsrail ile ilişkiler iyi olduğunda dostluk elini onlara da uzattıklarını ve “Gelin, şu coğrafyada barışı sağlayalım” dediklerini söyledi.

    Türkiye’nin bu konuda arabuluculuk yaptığını, bunun 6 ay sürdüğünü, son noktaya gelinmesine karşın İsrail’in bildik tavrını ortaya koyarak Gazze’ye saldırdığını dile getiren İşler, en üst seviyede tepkilerini ortaya koyduklarını söyledi. Davos olayını anımsatan İşler, “İsrail Cumhurbaşkanı, bütün dünya kamuoyu önünde Sayın Başbakanımız tarafından azarlanmış oldu. Yaptıkları zulüm de bütün dünya halklarının gözüne adeta sokulmuş oldu” dedi.

    Son zamanlarda Filistin’in kendi aralarında iç uzlaşılarını sağladığını, Ulusal Birlik hükümetini kurduklarını belirten İşler, İsrail’in devreye girip saldırmaya başladığını söyledi. İşler, bu saldırıların bir nedeninin de Filistin’deki uzlaşıyı sona erdirmek olduğunu anlattı. İşler, “Ama çok şükür Filistinli kardeşlerimiz geçmişte yaşanan acılardan sanırım yeterince ders aldıkları için birlik ve beraberliklerini korudular” diye konuştu.

    “AKLA ZİYAN AÇIKLAMALAR YAPAN ADAYLAR VAR”

    Gazze olayında doğrudan yardım elini uzatan ilk ülkenin yine Türkiye olduğunu vurgulayan İşler, Gazze’de yapılan yardımlara değindi. İşler, “Bütün bunlar yapılırken bir de ‘Türkiye’den bir konserve kutusu yardım gitmedi’ gibi ifadeler kullananlar oluyor. Sayın Başbakanımız, ilk günden itibaren açıklıyor, yüksek sesle ifade ediyor, talimat verdiğini ve TİKA’nın yardımlarını sürdürdüğünü. Ama bunlardan habersiz olarak hala akla ziyan açıklamalar yapan adaylar da var, cumhurbaşkanı adayları var. Bu konuyu onların ve kamuoyunun takdirine bırakıyorum.”

    İşler, 21. yüzyılın kazananının Türkiye olduğunu, ancak bu yüzyılda yegane kazanan olmak istemediklerini belirterek, “Bencil davranmak istemiyoruz. Biz istiyoruz ki biz kazanırken kardeşlerimiz de kazansın. Onlara da elimizi uzatıyoruz. Onları da bulundukları açmazdan çıkarmanın gayreti içindeyiz” dedi.

    “MADDİ BOYUTUNUN ÖTESİNDE ÇOK DEĞERLİ ANLAM TAŞIYOR”

    AFAD Başkanı Fuat Oktay, Türkmenlere insani yardımların özellikle gıda ve hijyen malzemesi boyutunda bütün hızıyla sürdüğünü söyledi.

    AFAD’ın Habur Sınır Kapısı’nda koordinasyon merkezi kurduğuna işaret eden Oktay, Türkiye’den gelen tüm yardımların, Irak Türkmen Cephesi’nin de katkılarıyla yerelde ihtiyacı olanlara dağıtımına kadar takibini yaptıklarını anlattı.

    ATO Yönetim Kurulu Başkanı Salih Bezci de IŞİD baskınlarından sonra Irak’taki on binlerce Türkmenin evsiz ve yurtsuz kaldığını, yüzlerce Türkmenin katledildiğini ifade etti.

    Türkiye’nin elindeki imkanlarla bu insanlara yardım etmenin gayretinde olduğunu anlatan Bezci, “Bu çok ağır şartlara karşı sadece devletin imkanlarının yetmeyeceği açıktır. ATO olarak zor durumda olan kardeşlerimize bir nebze de olsa yardım gayreti içindeyiz” diye konuştu. 

    Tags: , , , , , ,

  • Uncategorized 24.07.2014 Yorumlar Kapalı

    izmir yeni escort

    Türk Musevi Cemaati’den yapılan açıklamada, “Gazze’de vuku bulan insanlık dramının kimi basın yayın organlarında ve sosyal medyada ülkemizdeki Musevi yurttaşlarımıza yönelik ırkçı ve ayırımcı söylemlere vesile edilmesini, günümüzde ulusal edebiyatımızın usta ve üretken kalemi yazar Mario Levi’yi de hedef aldığını esefle gözlemliyoruz” ifadelerini kullanıldı.

    Açıklamada, Levi’ye karşı bu tavrı günümüzde kimi çevrelerce üretilen ve tüm Musevi inançlıları da içine alan ırkçı ve ayırımcı söylemlerle tahriklerin ulaştığı tehlikeli boyutun son günlerde de benzerlerinin görüldüğü belirtildi.

    Bunun müdahale edilmesi gereken bir nefret suçu örneği olarak değerlendirildiği aktarılan açıklamada, yetkili mercilere çağrının yenilendiği vurgulandı.

    Açıklamada, şunlar kaydedildi:

    “Gazze’ vuku bulan insanlık dramının kimi basın yayın organlarında ve sosyal medyada ülkemizdeki Musevi yurttaşlarımıza yönelik ırkçı ve ayırımcı söylemlere vesile edilmesini, günümüzde ulusal edebiyatımızın usta ve üretken kalemi yazar Mario Levi’yi de hedef aldığını esefle gözlemliyoruz. Konuyla ilgili Kültür ve Turizm Bakanımız sayın Ömer Çelik’in sosyal medyada paylaştığı sağduyu ve hakkaniyet telkin eden ve konuyu nefret suçu olarak niteleyen mesajlarını saygı ve takdirle karşılıyor, bu mesajların milletimiz tarafından samimiyetle paylaşılarak benimsenmesini diliyoruz.” 

    Tags: , , , ,

  • Uncategorized 24.07.2014 Yorumlar Kapalı

    izmir yeni escort

    Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, Türkiye’nin İsrail’in yüzlerce masum sivilin hayatını kaybettiği, binlercesinin de yaralandığı Gazze Şeridi’ne yönelik operasyonunun durdurulması ve bölgede kalıcı bir ateşkes sağlanması doğrultusundaki çabalarının yanı sıra saldırılardan etkilenen Filistin halkının acil insani ihtiyaçlarının karşılanması doğrultusundaki çalışmalarını ara vermeksizin sürdürdüğü belirtildi.

    Filistin devletinin talebi üzerine Gazze’deki tek elektrik santralinin acil yakıt ihtiyacının karşılanmasına katkıda bulunmak amacıyla 640 bin dolar tutarında maddi desteğin Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA) tarafından Filistin makamlarına iletildiği belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi:

    “Anılan meblağla yerel olarak satın alınacak yakıt, Gazze’deki hastanelere ve diğer hayati önemi haiz kuruluşlara elektrik tedarik eden santralin işleyişini sürdürmesine imkan sağlayacak.

    TİKA, Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) ve Türk Kızılayının daha önce açıklanmış olan Gazze’ye yönelik insani yardım çalışmaları da devam etmektedir. Ülkemiz, saldırılar ve abluka altında yaşam mücadelesi veren Gazze’deki Filistinli kardeşlerimize tüm imkanlarıyla destek olmayı sürdürecektir.” 

    Tags: , , , , ,

  • Uncategorized 24.07.2014 Yorumlar Kapalı

    izmir yeni escort

    Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, üst düzey devlet adamlarına verilen 164 kriptolu telefondan 80′inin dinlenildiğini tespit ettiklerini bildirdi.

    Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, TÜBİTAK’ın 164 üst düzey devlet adamına ürettiği kriptolu telefondan 80′inin IMEI numarasının, yasa dışı olarak dinlenme maksadıyla kaydedildiğini gördüklerini belirterek, “Bu tespit edilen 80 IMEI numarasının içinde Başbakandan, Başbakan yardımcılarına, MİT Müsteşarına, bakanlara, Genelkurmaya kadar, bunların hepsi var” dedi.

    Bakan Işık, TÜBİTAK’ta düzenlenen iftarda gazetecilerin sorularını yanıtladı.

    Kriptolu telefonlarla ilgili soruşturmanın seyrine yönelik soru üzerine Işık, TİB’in dinlemeyi tek başına yapma şansının olmadığını söyledi. “Kriptoyu yazmayan, çözemez” diyen Işık, kriptolu telefonların dinlenebilmesi için mutlaka kriptoyu yazanın da işin içinde olması gerektiğini ifade etti.

    Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın bir konuşmasının internete yansıdığını hatırlatan Işık, bundan sonra kriptolu telefonların dinlendiğine net olarak emin olduklarını bildirdi.

    Bu aşamadan sonra ise söz konusu telefonların nasıl dinlendiğine ilişkin araştırma yaptıklarını anlatan Işık, şunları kaydetti:

    “Arkadaşlarımız uzun bir çalışma yaptı. Öncelikle sistemin güvenliğini inceledik, ciddi güvenlik açıkları gördük. Daha sonra sistemin tasarımına ve yazılımına baktık. Sistemin yazılımlarında da bazı korsan satırlar tespit ettik ama aktif olup olmadıklarını henüz tespit edemedik. Daha sonra da donanıma baktık. Tüm bu çalışmaları yürütürken, özellikle TİB’de biliyorsunuz dinleme kayıtlarının silinmesiyle ilgili çok fazla haber çıkmıştı. TİB’in TÜBİTAK’tan talebi doğrultusunda, oraya TÜBİTAK’tan giden uzmanların yaptığı çalışmada bilgi kırıntılarından, yani silmişler, 30-40 defa silmişler ama böyle kenarda, köşede, diskin tamamına ulaşamıyorlar. Kenarında, köşesinde kalan bilgi kırıntılarından bir çalışma yapıldı ve TÜBİTAK’ın 164 üst düzey devlet adamına ürettiği telefondan 80 tanesinin IMEI numarasının yasa dışı olarak, oraya dinlenme maksadıyla kaydedildiğini gördük.”

    “Tamamının bu sistemle dinlenildiğini düşünüyoruz”

    Bakan Işık, bu 80 kaydı bizzat tespit ettiklerini, ancak silinen kısımlarda diğer telefonun kaydının olduğunun da kendilerinde kesin kanaat haline geldiğini bildirdi.

    Kimlerin dinlendiğine yönelik soruyu da yanıtlayan Işık, şunları söyledi:

    “Kabinenin tamamı neredeyse dinlenmiş. Bu tespit edilen 80 IMEI numarası Başbakandan, Başbakan yardımcıları, MİT Müsteşarı, bakanlar, Genelkurmay…O 80 numaranın içinde bunların hepsi var ama düşündüğümüz şu; 80′ine biz kırıntılardan ulaşabildik. Demek ki bunun tamamı kaydedildi ki bunun 80′ine biz ulaştık. Dolayısıyla biz tamamının bu sistemle dinlenildiğini düşünüyoruz. O 80 numara içinde benim gördüğüm, Cumhurbaşkanımızın numarası yok ama dediğim gibi, orada 164 numaranın içinde olduğu için ihtimal yüzde 99,9 o numaralar da vardır.”

    “TİB’de pek çok şey karartılmış”

    Bunun, kendileri için çok kritik bir aşama olduğunu vurgulayan Işık, dinlemenin nerede ve nasıl yapıldığını bulmak durumunda olduklarını bildirdi.

    Şu an için ise üzerinde durdukları konunun, dinleme uçlarının nereye gittiği olduğunu anlatan Işık, bunların bazı yerlere servis edilmesi için uç verilmesi gerektiğini söyledi.

    Bakan Işık, şu anda bunun üzerine bir çalışma yürüdüğünü belirterek, “Bu tabii çok daha zor bir iş. Çünkü TİB’de pek çok şey karartılmış, silinmiş. Biz bu bilgi kırıntılarından ortaya çıkardık. Bir avantajımız şu; TİB’e savcılık baskın yaptığında tüm harddisklerin imajını almıştı, oradan sağlama yapma imkanımız var. Dolayısıyla bizim açımızdan nasıl dinlendiği ortaya çıktı” diye konuştu.

    Dinlemenin kimler tarafından servis edildiğini ise yargının ortaya çıkaracağını anlatan Işık, bu konuda da Ankara Cumhuriyet Savcılığının soruşturmayı yürüttüğünü kaydetti.

    “Şimdilik kriptolu telefon kullanmıyoruz”

    Kriptonun hangi kurum tarafından yazıldığının ve bu telefonları kimlerin kullandığının sorulması üzerine de Işık, kendisinin ve diğer bakanların şimdilik kriptolu telefon kullanmadıklarını bildirdi.

    TÜBİTAK’ta kriptolu telefonların yapıldığı birimde çalışan ekibi, olayın ilk ortaya çıktığı zaman görevden uzaklaştırdıklarını anımsatan Işık, “Şimdi orada kriptolu telefonların tasarımından yazılımına, güvenlik önlemlerinin alınmasına kadar, yazanın dahi dinleyemeyeceği bir kurgunun yapılması için çalışıyoruz. Arkadaşlarımın bana verdikleri bilgi, yıl başına kadar yeni kriptolu cep telefonlarını yine üst düzey devlet yetkililerinin kullanımına sunacağız” dedi.

    “Yargı, ‘kim dinledi, niçin dinledi ve kime servis etti’, bunları ortaya çıkarmak durumunda”

    Kriptolu telefonların dinlenmesinde yabancı istihbarat örgütlerinin de işin içinde olup olmadığına yönelik soruyu da yanıtlayan Işık, bunu ortaya çıkarmanın kendilerinin işi olmadığını söyledi.

    Yargının bunu mutlaka ortaya çıkaracağını belirten Işık, bir ülkenin Başbakanını, MİT Müsteşarını veya Genelkurmay Başkanını kimin, niçin ve ne amaçla dinlediğini herkesin sorması gerektiğine dikkati çekti.

    Işık, şöyle devam etti:

    “Biliyorsunuz geçenlerde önemli bir tartışma yaşandı. Amerika’nın Merkel’i dinlediği ortaya çıktı ve kıyamet koptu. Şimdi Amerika’nın Almanya Başbakanını dinlemesinin bir mantığı var ve ‘biz yapmadık’ da demediler değil mi? Fakat Türkiye’de, kendi içinde bir illegal yapının Başbakanı, Genelkurmay Başkanını hatta Cumhurbaşkanını dinlemesinin bir mantığı yok. Dolayısıyla bu bir, kamuoyu vicdanında karşılığını bulacak. İkincisi de yargı, ‘bunu kim dinledi, niçin dinledi ve kime servis etti’ bunları da ortaya çıkarmak durumunda. Ümit ederim ki bunlar bir bir ortaya çıkar ve Türkiye de bu dönemi bir daha yaşanmayacak şekilde kapatır.”

    “Bunlar birbirlerini rüyalarında tanımadılar herhalde”

    Bakan Işık, 164 kriptolu telefonun sayı olarak çok olup olmadığını yanıtlarken de Türkiye gibi bir ülkede bu sayının çok olmadığını söyledi.

    Kendisinin Bakanlık görevine geldiğinden bu yana kriptolu telefonları hiç kullanmadığını, çok gizlilik gerektiren bir görüşmesinin de zaten olmadığını anlatan Işık, “Bizim hedefimiz yıl sonuna kadar yeni bir yazılım, yeni bir tasarım ve yeni bir donanımla ve bir daha kesinlikle birbirleriyle irtibat kurmalarını mümkün kılmayacak şekilde kriptolu telefonu hizmete sokmak” dedi.

    Bugünlerde paralel yapıyla ilgili operasyonların yapıldığına işaret eden Işık, şöyle konuştu:

    “Herkes ‘biz masumuz’ diyor. Tabii kimin suçlu, kimin suçsuz olduğuna yargı karar verecek. Temel bir ilke de kişinin suçu ispat edilene kadar suçsuzdur ama takdir edersiniz ki bir kriptolu telefonun dinlenebilmesi için işin içinde TÜBİTAK’ın, Emniyetin, TİB’in, hatta bazen yargının olması gerekiyor. Şimdi bunlar da birbirlerini rüyalarında tanımadılar herhalde. Organize bir yapının olduğu su götürmez bir gerçek. Dolayısıyla bundan sonra böyle bir organize yapının kurulamaması teminat altına alınmalı ve böyle bir yapının kesinlikle Türkiye’de kuruluşuna müsaade etmeyecek mekanizmanın oluşması önemli.”

    “Dinlemelerin ne süreyle yapıldığına ilişkin şu anda bir tespit yok”

    Bakan Işık, dinlemelerin ne kadar süreyle yapıldığına ilişkin ise şu anda bir tespitin olmadığını ifade etti.

    Yeni yapılacak kriptolu telefonların kaç kişiye verileceğinin sorulması üzerine de Işık, buradaki sayının kendilerinin belirleyeceği bir konu olmadığını söyledi.

    Bu konuda Başbakanlık, Milli Güvenlik Kurulu ve ilgili diğer kurumların, ihtiyaçlarını kendilerine bildirdikleri noktada bu ihtiyaca cevap vermekle mükellef olduklarını anlatan Işık, “Bu sayı 150 olur veya 200 olur. O bizim bileceğimiz bir şey değil” dedi.

    Kriptolu iletişim konusunda tüm dünyadaki genel kuralı da açıklayan Işık, “Kriptoyu üretenle sertifikayı üreten aynı yer olmaz. Genelkurmay buna dikkat etmiş ama onu da farklı bir yöntemle by-pass etmişler. Bunların artık bir daha böyle bir organize yapının eline geçmemesi için mutlaka güvenlik tedbirlerinin alınması önemli” diye konuştu.  

    Tags: , , , ,

  • Genel 23.07.2014 Yorumlar Kapalı

    izmir yeni escort

    BMGK toplantısına katılan Filistin’in BM Daimi Temsilcisi Riyad Mansur, konuşmasında, İsrail’in insan hayatına hiç değer vermeden sivillerin yaşadığı evlere saldırarak bazı noktalarda bütün bir aileyi öldürdüğünü söyledi.

    Gazze’de hastanelerin bombalandığını ve masum sivillerin hastane koridorlarında hayatını kaybettiğini vurgulayan Mansur, “Uluslararası toplum, sivillerin korunması konusundaki taahhütlerini yerine getirmedi. Uluslararası toplum hukukun uygulanması ve insanlığa karşı sözlerini yerine getirmede başarısız olmuştur” diye konuştu.

    İsrail saldırısı sonucu hayatını kaybeden çocukların fotoğrafını salonda gösteren ve öldürülen çocukların isim ve yaşlarını okuyan Mansur, “Bu çocuklar işgalci güç tarafından vahşice öldürüldü. Bu çocukların anneleri, babaları ve umutları vardı. Öldürülen çocuklar sayı değil insan, bir isimleri var. Biz sayı değiliz, insanız” diye konuştu.

    KİMSE ÇOCUĞUNU KALKAN YAPMAZ

    İsrail’in “terörist” ve “çocukların kalkan olarak kullanıldığı” söylemlerine de tepki gösteren Mansur, hiçbir ailenin en değerli varlığını kalkan olarak kullanılmasına izin vermeyeceğini kaydetti.

    Mansur, BM Güvenlik Konseyi’nden sorumluluklarını yerine getirerek kalıcı bir ateşkes ve İsrail’in tekrar saldırmasının önüne geçilmesi için gerekeni yapmasını istedi.
     

    Tags: , , , ,

  • Genel 23.07.2014 Yorumlar Kapalı

    izmir yeni escort

    Suriye’de ordu birliklerinin, muhaliflerin kontrolündeki bölgelere karadan ve havadan düzenlediği saldırılarda 15′i çocuk, 6′sı kadın 57 kişinin öldüğü bildirildi.

    Londra merkezli Suriye İnsan Hakları Örgütü (SNHR) tarafından yapılan açıklamada, rejim güçlerinin yerden yere atılan füzeler ile varil ve vakum bombaları kullanarak düzenlediği saldırılarda, Halep’te 12′si çocuk, 2′si kadın 25, Dera kentinde 3′ü çocuk, 2′si kadın 14, başkent Şam’ın banliyölerinde biri kadın 8, İdlib’de biri kadın 4, Hama’da 2, Humus’ta 2, Deyru’z Zor’da 1 ve Haseke’de 1 olmak üzere toplam 57 kişinin yaşamını yitirdiği belirtildi.

    Bu arada Suriye Genel Devrim Konseyi (SRGC) de yaptığı açıklamada, helikopterlerin Halep’te muhaliflerin denetiminde olan bölgelere “varil bombası” atması sonucu çok sayıda yerleşim yerinde büyük hasar meydana geldiği ifade edildi.

    Kentin eski Halep bölgesinde İslami Cepheye bağlı birliklerle Esed güçleri arasında zaman zaman çatışmaların yaşandığı bildirilen açıklamada, başkent Şam’ın Duma, Dareya, Cobar, Kabun bölgesi ile Muleyha beldesinin hükümet güçlerinin yoğun saldırılarına maruz kaldığı kaydedildi.

    Öte yanda Suriye resmi haber ajansı SANA, güvenlik güçlerinin Halep, Dera, İdlib ve Hama’da düzenlediği operasyonlarda çok sayıda silahlı kişiyi hale getirdiğini duyurdu. Ajans, muhaliflerin, Şam’da rejimin kontrolünde olan bölgelere havan topu atması sonucu 27 sivilin yaralandığını iddia etti.

    Tags: , , , ,

  • Genel 23.07.2014 Yorumlar Kapalı

    izmir yeni escort

    İsrail ordusu, Gazze’ye başlattığı saldırılarda şimdiye kadar Hamas’a ait 1800 noktanın vurulduğunu bildirdi.

    İsrail ordusundan yapılan açıklamaya göre, Gazze’ye kara operasyonu başlamasından bu yana, Gazze’den İsrail’e 2 bin 160 roket fırlatıldı. Bunlardan bin 700′ü İsrail’i vurdu. Bugün ise İsrail’e 87 roket atıldı ve bunlardan 67′si füze savunma sistemini aşarak İsrail’e ulaştı.

    Açıklamada, operasyonun başlangıcından şimdiye kadar, Hamas’a ait bin 800 noktanın vurulduğu belirtildi. Gün içinde ise Hamas’a ait 260 noktanın hedef alındığı savunulan açıklamada, hedefler arasında askeri üsler, gizlenmiş roket fırlatıcılar ve silah üretim merkezleri olduğu kaydedildi. Açıklamada, İsrail ordusunun şu ana kadar yaklaşık 30 saldırı tünelini açığa çıkardığı da ifade edildi.

    Hamas yaptığı açıklamada ise Gazze Şeridi’nden İsrail’in değişik bölgelerine 38 roketin fırlatıldığı belirtildi.

    “Koruyucu Hat” adı altında 7 Temmuz’da Gazze’yi havadan vurmaya başlayan İsrail ordusu, 17 Temmuz Perşembe akşamı da karadan saldırıya geçmişti. Saldırıların başladığı günden bu yana Gazze’de 635 kişi hayatını kaybetti, 4 bin kişi yaralandı. Ölenlerden 162′si çocuk, 78′i ise kadın.

    Tags: , , , , ,

  • Genel 23.07.2014 Yorumlar Kapalı

    izmir yeni escort

    Malezya Havayolları’nın geçen hafta Ukrayna’da düşen uçağında bulunan 193 vatandaşını kaybeden Hollanda’da olayın üzüntüsü henüz atlatılamadı.

    Ülke genelinde bir haftadır derin üzüntüye yol açan olay, siyaset ve medya gündeminin ilk sırasında yer alıyor. Yaz tatillerini yarıda keserek ülkeye dönen başta Başbakan Mark Rutte olmak üzere kabine üyeleri, sadece bu olaya odaklanmış durumda. Başbakan hemen hemen her gün birkaç kez basın toplantısı düzenleyerek gelişmeleri kamuoyuna aktarırken, Dışişleri Bakanı Frans Timmermans ise farklı ülkelere giderek uçağın nasıl düştüğünün çözüme kavuşturulması ve sorumluların cezalandırılması için adeta diplomatik mekik dokuyor.

    Uluslararası medyanın da büyük ilgi gösterdiği olayda hayatlarını kaybedenler için Hollanda’nın farklı şehirlerinde anma programları düzenleniyor. Bu kapsamda uçağın kalktığı Schiphol Havaalanı’nın önü adeta çiçek bahçesine dönmüş durumda.

    Havaalanı önünde oluşturulan özel alanda toplanan halk ve yolcular, bir yandan çiçek, kurbanların fotoğrafları ve oyuncak bırakıp mum yakarken, diğer yandan uçakta hayatlarını kaybedenlerin için dua ediyor. Havaalanına konulan taziye defterlerinin sayısı da aşırı ilgiden dolayı artırılmış durumda. Buna rağmen insanlar taziye defterini imzalamak için zaman zaman kuyrukta beklemek zorunda kalıyor.

    BM eski Genel Sekreteri Kofi Annan ve Malezya Havayolları üst düzey yöneticisinin de taziye defterini imzaladığı Schiphol’e yurt dışından gelenler de var.

    Hayatını kaybeden Endonezyalı arkadaşını anmak için Belçika’dan havaalanına geldiğini belirten Jeroen van Dooren, muhabirine yaptığı açıklamada, düşme haberini aldığı andan itibaren büyük bir üzüntü yaşadığını söyledi.

    Hayatını kaybeden arkadaşının ismi ve uçağın sefer numarasının yazılı olduğu Endonezya bayrağını havaalanı önüne asan Van Dooren, kelimelerin acısını anlatmaya yetmediğini dile getirdi.

    Geçen sene tanıştığı arkadaşının kendisini ziyaret ettiğini, bazı ülkeleri birlikte gezdiklerini anlatan Van Dooren, “Endonezya’da tanışmıştık. Çok iyi bir arkadaşlık oluştu aramızda. Beni ziyaret etmek istiyordu. Para biriktirip Belçika’ya geldi sonunda. Paris’e, Hollanda’ya gittik. Sonunda dönüş için bindiği uçak düştü ve hayatını kaybetti. Uçağın düştüğünü haber aldığımda bütün gece birilerine ulaşmaya çalıştım. Ama en sonunda ortak bir dostumuz acı haberi verdi. Çok ama çok üzgünüm” diye konuştu.

    Uçağın düşmesinin üzerinden 5 gün geçmesine rağmen olanlara hala inanamadığına vurgulayan Van Dooren, yaşadığı şoku atlattıktan sonra arkadaşının yaşadığı yeri ve ailesini ziyaret etmeyi düşündüğünü söyledi.

    Bu arada, cenazeleri bugün ülkeye gelecek kurbanlar için çok sayıda anma programı da planlanmış durumda. Amsterdam’da yarın geniş katılımlı bir anma ile kiliselerde ortak ayin yapılacağı açıklandı.

    Ukrayna’nın Rusya sınırına yakın bölgesinde geçen hafta perşembe günü düşen Malezya Havayolları’nın MH17 sefer sayılı uçağında bulunan 283 yolcu ve 15 mürettebattan kurtulan olmamıştı. Ölenlerin 193’ünün Hollanda vatandaşı olduğu açıklanmıştı.
     

    Tags: , , , ,

  • Uncategorized 23.07.2014 Yorumlar Kapalı

    izmir yeni escort

    Başbakan Yardımcısı Emrullah İşler, Türkiye’nin Gazze meselesinde tarafsız kalamayacağını belirterek, “Hani bazıları diyor ya ‘Tarafsız olmalı’ diye, özellikle çatı adayın böyle bir ifadesi söz konusu. Hangi meseleye tarafsız olacaksınız? Filistin meselesinde tarafsız olursanız, sizin bu omurgasızlığınızın göstergesidir” dedi.

    NTV canlı yayınında gündeme ilişkin soruları yanıtlayan İşler, Gazze’de özellikle 15 gündür insanlık trajedisi yaşandığını söyledi. Dünyanın gözü önünde kundaktaki bebeklerin, sahilde top oynayan çocukların öldürüldüğünü ifade eden İşler, Batı dünyası ve Birleşmiş Milletler’in her zaman olduğu gibi İsrail’e karşı sessiz kaldığını, tepki vermediğini belirtti.

    Türkiye’nin zulme karşı sesini yükselttiğini, tepkilerini yüksek sesle ifade ettiğini anlatan İşler, “Bizim bu eleştirilerimiz İsrail’de ciddi rahatsızlığa yol açtı. Hepsinden üzücü olan İslam dünyası hükümet ve devlet başkanlarının bu konuda sessiz kalması üzücü” dedi.

    Emrullah İşler, “ABD ve İsrail’in desteklediği ateşkes planı var. ‘Hamas ikna edilmeye çalışılıyor’ şeklinde haberler var. Türkiye Hamas’ı ateşkese mi, ikna etmeye mi çalışıyor?” sorusuna da şu yanıtı verdi:

    “Ateşkes tek taraflı olmaz. Ateşkesin olması için çatışan tarafların mutabık kalmaları gerekir. Daha önce ilan edilen ateşkeste bir mutabakat söz konusu değildi. Filistin tarafının ‘Bizim haberimiz yok’ diye açıklama yaptığı bir ateşkesten söz ediyoruz. O göstermelikti, kamuoyunu yönlendirmek ve yanıltmak adına yapılan bir açıklamaydı. Türkiye olarak ABD ve BM ile görüşmelerimizi devam ettiriyoruz. Filistin tarafıyla ve yine bölgedeki bazı ülkelerle görüşerek ateşkesi sağlamak için çaba gösteriyoruz. Ateşkesler bu şekilde sağlanabilir. Birkaç kanaldan görüşme yürüteceksiniz ki taraflara ulaşarak gerçek anlamda bir ateşkes sağlanabilsin.”

    “YAHUDİ KARŞITLIĞI” ELEŞTİRİSİ

    “İsrail Başbakanı Benyamin Netenyahu, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın sözleri üzerine Türkiye’yi Yahudi karşıtlığıyla suçluyor. Bu Yahudi karşıtlığı eleştirilerine ne cevap vereceksiniz?” sorusu üzerine Başbakan Yardımcısı İşler, “Acizliğin, çaresizliğin, köşeye sıkışmışlığın bir ifadesi olarak değerlendiriyorum. Türkiye’nin Yahudi karşıtı olmadığını, Sayın Başbakanımızın böyle bir takıntısı olmadığını en iyi bilenlerden birisi de Netenyahu’nun kendisidir. Biz, 2008 yılında Suriye ile İsrail arasında dolaylı görüşmelerde arabuluculuk yaptık. Eğer Yahudi karşıtı olsaydık niye böyle bir şeye girelim” diye konuştu.

    Türkiye’nin her zaman mazlumun yanında olmak gibi bir geleneği bulunduğuna işaret eden İşler, “Biz tarafsız kalamayız. Hani bazıları diyor ya ‘Tarafsız olmalı’ diye, özellikle çatı adayın böyle bir ifadesi söz konusu. Hangi meseleye tarafsız olacaksınız? Filistin meselesinde tarafsız olursanız, sizin bu omurgasızlığınızın göstergesidir” ifadelerini kullandı.

    Türkiye’nin konuyla ilgili eleştirilerinden bazı kesimlerin rahatsızlık duyduğunu, bunun da doğru yaptıklarının göstergesi olduğunu belirten İşler, “Katil ve zalim İsrail yönetimi açıklamalarımızdan rahatsız. Bunun da bir başarı olduğunu düşünüyorum” değerlendirmesinde bulundu.

    İsrail ile ticari ilişkilere ambargo konulup konulmayacağı yönündeki bir soruya da İşler, “Önümüzdeki günlerde bakılır, değerlendirilir, hükümet olarak atılması gereken adımlar varsa atılabilir” yanıtını verdi.

    BAŞBAKAN ERDOĞAN’IN ALEVİ ÖRGÜTLERİNE İFTARI

    Emrullah İşler, Başbakan Erdoğan’ın bugün Alevi örgütlerine vereceği iftarın hatırlatılması üzerine, Erdoğan’ın Alevi önderleriyle bir araya gelmesinin daha önceden planladığını ama Soma’daki maden faciası nedeniyle ertelendiğini söyledi.

    İşler, hükümetleri döneminde “Alevi açılımı” ve Alevi çalıştayları düzenlendiğini, benzer iftar programının 2008 yılında da yapıldığını hatırlattı.

    İftara yaklaşık 40-45 davetlinin katılacağını belirten İşler, “güzel bir toplantı olacağı” düşüncesini dile getirdi.

    İşler, Aleviler’e yönelik 7 çalıştay yapıldığını ve belli bir mesafe kaydedildiğine işaret ederek, şöyle devam etti:

    “İlk defa devlet tarafından Aleviler bizim zamanımızda muhatap alındı. Belli adımlar atıldı. Son zamanlarda temasta bir kopukluk söz konusuydu. İşte bu teması en üst düzeyde sağlamak için sayın Başbakanımızla bir istişare toplantısına Alevi önderlerini davet ettik. Geleceğe dönük ne yapılabilir bunu konuşacağız. Çünkü geçmişte ciddi çalışmalar söz konusuydu, bayağı bir mesafe alınmıştı. Şimdi konu zaten pek çok bakımdan zaten olgunlaşmış durumda. Birlikte görüş alışverişinde bulunacak.”

    Diyanet İşleri Başkanlığının yaptırdığı “Toplumda Din Yaşamı Araştırması” ile ilgili eleştirilerin çok manidar olduğunu dile getiren İşler, Diyanet İşlerinin Aleviler’le ilgili hassasiyetleri dikkate alarak, Alevilik ile ilgili soruları anketten çıkarttığını kaydetti.
     

    Tags: , , , , ,

  • Uncategorized 23.07.2014 Yorumlar Kapalı

    izmir yeni escort

    Cumhurbaşkanı adayı Ekmeleddin İhsanoğlu, Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) öncülüğündeki silahlı grupların çatışmaları nedeniyle, Irak’taki Türkmenlerin yaşadığı sıkıntılara ilişkin, “Türkiye olarak Arap kardeşlerimizle nasıl ilgileniyorsak, Türk kardeşlerimizle de ilgilenmemiz lazım” dedi.

    İhsanoğlu, Swiss Otel’de, Türkiye’de yaşayan Irak Türklerinin temsilcileriyle bir araya geldi.

    Basına kapalı gerçekleşen görüşmenin ardından açıklama yapan İhsanoğlu, Irak Türkmenlerinin temsilcilerini, dernek başkanlarını ve Kerkük’ten gelen Türkleri dinlediğini kaydetti.

    “İtiraf etmek isterim ki, ben durumu yakından takip eden insan olarak, bu kadar eksik bilgi sahibi olduğumu bilmiyordum” diyen İhsanoğlu, Kuzey Irak’ta yaşayan Türklerin kendi topraklarında mülteci duruma düştüğünü söyledi.

    Irak Türkleri tarihinde ilk defa kızlara tecavüz edildiğini, bunların videoya çekildiğini ifade eden İhsanoğlu, 13-14 yaşındaki kızların, elektrik direklerine asılarak, idam edildiklerini ileri sürdü.

    Bu korkunç manzara karşısında, bir Türk olarak büyük bir sıkıntı içinde olduğunu dile getiren İhsanoğlu, “Türkiye mazlum insanlarla hep beraber olmuştur. Son bir haftadır hepimiz Gazze’deki kardeşlerimiz için ağlıyoruz, üzülüyoruz. Bazılarımız nutuk atıyor, bazılarımız gözyaşları döküyor. Ama Irak’taki kardeşlerimiz için biz herhalde meseleyi unutmuş bulunuyoruz” dedi.

    Irak’ta nüfus kaydırmasıyla başka bir yere sürülen Türklere, Türkiye’nin sahip olması gerektiğini vurgulayan İhsanoğlu, şunları kaydetti:

    “1991′de Güvenlik Konseyi Kürt kardeşlerimiz için güvenli bölgeler yaratmıştı. Bugün Türkiye, Türkmenlerin savunucusu olarak bu teşebbüste bulunması lazım, güvenli bölgeler yaratması lazım. Türkiye, 1988′de Kuzey Irak’tan gelen mültecilere rahmetli Özal zamanında kucağını açmıştı ve bir müddet misafir edip, selametle ülkelerine göndermiştir. Türkiye 2011′den itibarın 1 milyon Suriyeli’yi de burada, şu veya bu şekilde misafir etmektedir. Türkmen kardeşlerimiz gidecek yer bulamıyorlar. Türkiye’nin bunlara kamplarını açması lazım. Onların da bir müddet burada, huzur, güven içerisinde, tecavüze, katliama uğramayacakları şekilde sığınmalarını sağlamak lazım. Daha sonra inşallah şartlar daha iyi bir noktaya gelir, Ortadoğu’da huzur döner ve Türkmen kardeşlerimiz tekrar vatanlarına iade edilir. Türkiye olarak Arap kardeşlerimizle nasıl ilgileniyorsak, Türk kardeşlerimizle de ilgilenmemiz lazım.”

    KÜRT SİYASİ GRUPLARI YÖNETİMİ ELE GEÇİRDİ

    Kerkük Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Mahir Nakip de Irak’ta son günlerde cereyan eden ve tamamiyle Türklerin yok olmasını hedefleyen olaylar hakkında İhsanoğlu’na bilgi verdiklerini söyledi.

    IŞİD’ın baskısı sonucu, Telafer’de yaşan 350 bin Türkmenden, 200-250 bininin şehri terk etmek zorunda kaldığını belirten Nakip, “Telafer’in bir güvenlik bölgesi olmasını arzu ediyoruz. Türkiye’nin bu konuda anavatan olarak üzerine düşen, bu meseleyi Birleşmiş Milletler’e taşıyabilmektir” dedi.

    IŞİD’i bahane eden Kürt siyasi grupların, yönetimi ele geçirdiğini ileri süren Nakip, Telafer’den gelen göçmen Türklerin, Kerkük’te ağırlanamadığını, Kürt yönetiminin buna karşı geldiğini kaydetti.

    Kerkük’te Türkmen memurların işlerine son verildiğini ve uzaklaştırıldığını öne süren Nakip, kendilerini dinlediği için İhsanoğlu’na teşekkürlerini sundu.

    Kerkük’ten gelen Ammar Kahyaoğlu da IŞİD’in Irak’tan en çok Türkleri öldürdüğünü ifade ederek, Türkmen kadınlarının kaçırıldığını, tecavüze uğradığını anlattı.
     

    Tags: , , , , ,